Nüfusu ve yerleşmesi: Fransa`nın nüfusunda tarih boyunca önemli dalgalanmalar olmuştur. Salgın hastalıklar (siyah veba) sonucu, Otuz Yıl Savaşları (1700`li yıllarda) ve 1. ve 2. Dünya savaşları esnasında çok sayıda insanını kaybetmiştir. 1946`da 40 milyon olan nüfusu, 1960`lı yıllarda kolonilerinden gelen göçlerle de önemli ölçüde artmıştır. Fakat 1965`li yıllardan itibaren nüfus artışında bir duraklama dönemi başlamıştır.
Fransa`da, bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, dış ülkelerden gelen yaklaşık 5 milyon işçi nüfusu vardır. 270 bine yakın vatandaşımız Fransa`da yaşamaktadır, ülkenin nüfus yönünden en yoğun sahası başkent Paris`in de bulunduğu Paris Bölgesi`dir. Bunu Lyon, önemli bir liman olan Marsilya, Bordeux (Bordo) ve Lille (Lil) izlemektedir. Bilhassa Ron ve Ren ekseni boyunca büyük kentler kurulmuştur.
Ekonomisi: Fransa, 2. Dünya Savaşı`ndan sonra yapılan planlarla, sanayileşmeye önem verilmiş, devlet tarafından gerekli olan sanayi tesisleri kurulmuştur. Son yıllarda siyasî ve ekonomik rejim değiştirilmiş, devlet eli ile kurulan demir ve deniz yolları, hava limanları, telefon, televizyon ile petrol şirketleri özelleştirilmiştir. Bu durum Fransa`nın kalkınmasında önemli rol oynamıştır.
Ülke topraklarının üçte birinde tarım yapılır. Tarımda çalışan nüfus (% 4.1) az olmasına karşın Fransa, Avrupa`nın önde gelen tarım ürünleri üreticisidir. Buğday üretimi 38 milyon ton olup Türkiye buğday üretiminin iki misli kadardır. Buğday, arpa ve mısır, başlıca tarım ürünleridir, üzüm, sebze ve meyve üretimi de oldukça fazladır. Ayrıca bol miktarda orman ürünleri üretilir (44 milyon m3 kereste). Hayvancılık da gelişmiştir. Süt ve et üretimi bir hayli fazladır. Doğu ve batısı denizlerle çevrili olan bu ülkede 10 bin kadar balıkçı teknesi ile balıkçılık yapılır.
Enerji ihtiyacının dörtte üçünü nükleer santrallardan sağlayan Fransa, Avrupa`da demir cevheri çıkaran 3. ülkedir. En büyük demir-çelik üretim bölgesi, zengin demir yataklarına sahip Loren Havzası`dır. Ayrıca alüminyum elde edilen zengin boksit yatakları vardır, ürettiği demir-çelik, elektromekanik, elektronik, kimya ve petrokimya ürünleri, uluslararası alanda rekabet gücüne sahiptir. Büyük sanayi tesisleri, ülkenin kuzeyi ile Paris ve Lyon çevresindedir. Büyük petrol arıtma tesisleri de kurulmuştur. Ülkede demir-çelik üretimine bağlı olarak yılda 3 milyon taşıt üretimi yapan otomotiv sanayii gelişmiştir. Bunu gemi, uçak, tarımsal makine yapımı izlemektedir. Kaliteli dokuma ve hazır giyim (konfeksiyon) ürünleri dünyaca tanınmıştır. Giyim kuşam (moda) yönünden dünyaya rehberlik yapmaktadır. Tarımsal ürünlere dayalı sanayi (şeker, şarap, bira, süt, konserve, bisküvi) de gelişmiştir. Ayakkabı, parfümeri, seramik ve cam üretimi yapan önemli sanayi kolları vardır.
Fransa`nın coğrafî konumu, deniz ve kara ulaşımının gelişmesini önemli kolaylık sağlamaktadır. Avrupa`nın tüm ülkeleriyle kara ulaşımı ile bağlantı yapılmaktadır. Son yıllarda Manş denizinde Dover Boğazı`ndan açılan deniz altı tüneli ile Birleşik Krallık`la bağlantı sağlanmaktadır. Ülkede 800 bin km uzunluğundaki kara yollarında 28 milyon taşıt çalışmaktadır. 3.5 milyon kara taşıtları üretimiyle Dünyanın 6. büyük üreticisidir. Paris ile Lyon arasındaki 500 kilometrelik mesafe, hızlı trenlerle 2 saatten az bir sürede alınmaktadır, uluslararası hava ve deniz taşımacılığı ile turizm açısından da ileridir. Dünyada turizmin geliştiği ülkeler arasında bulunan Fransa`nın turizmden elde ettiği gelir çok yüksektir.
Fransa, dış ülkelere çelik, makine, taşıt, kimyasal ürünler ve tahıl satar, dışarıdan ham madde ve özellikle petrol satın alır. Türkiye ile Fransa arasında ticarî, kültürel ilişkiler iyi olmasına karşın siyasî işler zaman zaman gerginleşmektedir. Türkiye`nin AB`ye girmesini engellemeye ve sözde Ermeni soykırımı savunmaya çalışmaktadır. Birçok Fransız ve Türk firmasının ülkemizde ortak tesisleri bulunmaktadır. Ayrıca Fransa`da çalışan vatandaşlarımız ile bazı Türk firmaları vardır. Bu ülkeden sivil havacılıkta kullanılan uçak, taşıt araçları, bilgi işlem makine aksamları ve demir-çelik ürünleri almaktayız. Fransa`ya ise çeşitli iplik ve hazır giyim ürünleri, bazı madenler ihraç etmekteyiz.
Fransız Guyanası (İNİNİ dahil): Brezilya`nın kuzeyinde ve Suriname (Surinam)`ın kuzeydoğusundadır. Buraya ilk yerleşmeler 1637`de kurulmuştur. Avustralya`ya olduğu gibi buraya da mahkûmlar gönderilmekte idi, ancak ülkenin yerleşmeye açılarak doğal kaynakların işletilmesiyle mahkûmların gönderilmesinden vazgeçilmiştir. Burada ilk yerleşmeler, 1852`de kurulmuştur. 2. Dünya Savaşı`nda Fransa`nın eline geçmiş, 1945`te ülkeye tamamen Fransızlar hâkim olmuş ve 1958`de 5. Cumhuriyet Anayasası`nı kabul eden Guyana, Fransa`nın denizaşırı ülkesi olmuştur.
Nüfusu 200 bin olan ülkede pirinç, muz, şeker kamışı yetiştirilir. Kereste, altın, karides ve içki üretim tesileri bulunan Fransız Guyanası`nda boksit, kaolin yatakları vardır.
Guadeloupe: Puerto Rico`nun güneydoğusunda iki büyük adadan oluşur. Yüzölçümü 483 km2, nüfusu 452 bin`dir. Karaip Denizi`ndeki bu adayı, Kristof Kolomb 1493`te keşfedilmiştir. Burada zaman zaman faaliyet gösteren ve en yüksek zirvesi 1467 m`ye ulaşan volkanik dağlar bulunur. Adada 1976-77`de oluşan şiddetli volkanik faaliyetler sonucu binlerce insan evini terk etmiştir. Fransızlar, Adaya 1635`ten itibaren yerleşmeye başlamışlardır. Guadeloupe, 1958`de 5. Fransız Anayasasını kabul ederek Fransa`nın denizaşırı şubesi olmuştur. Turizmin geliştiği ülkede şeker pancarı, muz ve patlıcan üretilir.
Martinique (Martinik): Venezuela`nın kuzeydoğusunda Küçük Antil adalarındaki Fransız topraklarıdır. 436 bin kadar nüfusu olan ada halkı, şeker kamışı, muz, içki, ananas üretmektedir. Turizmin de geliştiği adanın sahilleri güzel manzaralara sahiptir. 1502`de Kristof Kolomb`un keşfettiği adaya 1635`te Fransızlar gelmişler. 1958`de Fransa`nın denizaşırı ülkeleri arasına girmiştir.
Reunion: Hint Okyanusu`nda Madagaskar adasının 420 mil doğusunda 787 bin nüfuslu volkanik bir adadır. 16. yüzyılda Portekizliler tarafından keşfedilmiş, yerleşmenin olmadığı bu adaya 1642`de Fransızlar sahip olmuştur. 1958`de Fransa`nın bünyesinde kalmıştır. Toplam 972 mil kare olan adada içki, muz, vanilya ile parfümeri bitkileri üretilir.
Fransız Polinezyası: Pasifik Okyanusu`nun güneyinde mercan adalarından oluşan adalar topluluğudur. Buradaki 130 adanın 25`inde yerleşme yoktur. Bu adalar 1903`te bir koloni hâline getirildi. Bu adaların en büyüğü olan Tahiti`ye 1768`de Fransa sahiplendi. 1958`de Fransız Polinezyası, Fransız 5. Cumhuriyet Anayasası`nı kabul ederek Fransa`nın denizaşırı ülkeleri içinde yer aldı. ülke, 275 bin nüfusludur. İdarî merkez Tahiti adasındaki Papeete`tir. Başlıca ürünü Hindistan cevizidir. Turizmin geliştiği Fransız Polinezyası`ndaki halkın millî geliri de yüksektir.
Yeni Kaledonya: Sydney`in (Avustralya) kuzeydoğusunda biri büyük çok sayıda adadan oluşan ülkenin yüzölçümü 16 747 km2, nüfusu 220 bindir. Nüfusun üçte biri beyaz, beşte biri Hint-Çin kökenli ve Japondur. J. Cook tarafından 1774`te keşfedilen ada 1857`de Fransa`ya bağlandı. Adada yerlilerle Avrupalılar arasında çatışmalar oldu, beyazlar Fransız egemenliğini, yerliler bağımsız bir ülke olmayı istediler. Sonuçta yerlilerle Fransızlar anlaşarak Fransa`nın denizaşırı ülkesi olmayı kabullendiler. Yeni Kaledonya dünyanın önemli nikel üretim merkezidir. Kobalt, magnezyum, gümüş altın, bakır ve kalay yatakları da işletilmektedir.
|